Buradasınız: AnasayfaRiyazüs SalihinŞükreden Zenginin Fazileti

Şükreden Zenginin Fazileti

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

ŞÜKREDEN ZENGİNİN FAZİLETİ

قال الله تعالى : ]فَأَمَّا مَن أَعْطَى وَاتَّقَى وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى [

 “Sizden her kim başkaları için harcar ve Allahtan korkarsa  ve o en güzel kelimeyi yani kelime-i tevhidi tasdik eder ve doğrularsa artık ona en kolay yolu kolaylaştırıp o yolda başarılı kılacağız.” (92 Leyl 5-7)

قال الله تعالى : ] وسيجنبها الأتقى الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّى وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُ مِننِّعْمَةٍ تُجْزَى إلا ابْتِغَاء وَجْهِ رَبِّهِ الأعْلَى  وَلَسَوْفَ يَرضي [

 “Allahtan korkanları  o cehennem ateşinden uzak kalacaklardır. Onlar ki, mallarını ve öz benliklerini arındırmak için başkalarına harcarlar. Böyleleri iyiliğine karşı hiçbir kimseden karşılık beklemez. Verdiğini sadece yüce Rabbinin rızasına ermek için verir. İşte böyleleri de zamanı geldiğinde, Allah’ın vereceği nimet ve ikramlara razı olacaklardır veya Rabbi de onlardan razı olacaktır.” (92 Leyl 18-21)

قال الله تعالى : ] إن تُبْدُواْالصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَ وَإن تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَاءفَهُوَ خَيْرٌ لُّكُمْ وَيُكَفِّرُ عَنكُم مِّن سَيِّئَاتِكُمْوَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ [

 “Yardımları açıktan yapmanız iyidir, güzeldir. Ama muhtaç kimseye gizlice vermeniz sizin için daha hayırlı olur. Böylelikle Allah o sadaka ile günahlarınızdan bir kısmını örter. Allah yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.” (2 Bakara 271)

قال الله تعالى : ]لَن تَنَالُواْ الْبِرَّ حَتَّى تُنفِقُواْ مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيْءٍفَإن اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ [

 “Size gelince ey mü’minler! sevdiğiniz şeylerden Allah rızası için başkalarına harcamadıkça, gerçek erdemliliğe ve hayra ulaşamazsınız. Ve her ne harcamışsanız Allah mutlaka onu bilir.” (3 Al-i İmran 92)

571- وعن عبدِ الله بن مسعودٍ tقال قال رسولُ الله r: لاَ حَسَدَ إلا فِي اثْنَتَينِ: رَجُلٌ آتاهُ الله مَالا فَسَلَّطَهُ عَلى هَلَكَتِهِ في الحَقِّ، وَرَجُلٌ آتاهُ الله حِكْمَةً فَهُو يَقضِي بِها ويُعَلِّمُهَا . 

571: İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Yalnızca şu iki kimseye imrenilebilir, onlar gibi olmak istenebilir veya bu iki kimseye hased edilir ve bunlardaki bu nimetin yok olması istenir. Biri Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcamayı becerip başarabilen kimse, ikincisi kendisine ilim ve hikmet verilip onunla hükmeden ve onları öğreten kimse.” (Buhari, İlim 15, Müslim Müsafirin 268)

572- وعن ابْنِ عُمَر t، عن النبي rقال : لا حَسَدَ إلا في اثْنَتَيْنِ : رجُلٌ آتاهُ الله القرآن، فهو يَقُومُ بِهِ إناءَ اللَّيلِ وإناءَ النَّهَارِ، وَرَجُلٌ آتاهُ الله مالا فهوَ يُنْفِقهُ إناءَ اللَّيْلِ وإناءَ النَّهَارِ . 

572: İbni Ömer (Allah Onlardan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Yalnız şu iki kimseye imrenilir ve onlar gibi olmak istenebilir. Veya bu iki kimseye hased edilir ve bunlardaki bu nimetin yok olması istenir. Biri Allah’ın kendisine verdiği Kur’an ile gece ve gündüz meşgul olan kimse, diğeri de Allah’ın kendisine verdiği malı gece gündüz harcayan kimse.” (Buhari, temenni 5, Müslim, Misafirin 266)

573- وعَنَ أبي هريرة tأن فُقَرَاءَ المُهَاجرينَ أتَوْا رَسُولَ الله r، فَقالوا: ذَهَبَ أَهْلُ الدُّثُورِ بالدَّرَجاتِ العُلَى، والنَّعِيمِ المُقِيمِ، فَقال : وَمَا ذَاكَ؟ فقالوا : يُصَلُّونَ كَمَا نُصَلِّي، ويَصُومُونَ كما نَصُومُ، وَيَتَصَدَّقُونَ ولا نتصَدَّقُ، ويَعتِقُونَ ولا نَعتِقُ، فقال رسولُ الله r: أَفَلا أُعَلِّمُكُمْ شَيْئاً تُدرِكونَ بِهِ مَنْ سَبَقَكُمْ، وتَسْبِقُونَ بِهِ مَنْ بَعْدَكُمْ، وَلاَ يَكُونُ أَحَدٌ أَفْضَلُ مِنكُمْ إلا مَنْ صَنَعَ مِثْلَ ما صَنَعْتُمْ؟. قالوا : بَلَى يا رسولَ الله، قال : تسَبِّحُونَ، وتَحْمدونَ وتكَبِّرُونَ، دُبُرَ كُلَ صَلاةٍ ثلاثا وثَلاثينَ مَرَّةً. فرَجَعَ فُقَرَاءُ المُهَاجرينَ إلى رسولِ الله r، فَقالو ا: سمعَ إخْوَاننَا أَهْلُ الأموال بِمَا فَعَلْنَا فَفَعَلُوا مِثْلَهُ ؟ فَقالرسولُ الله r: ذلِكَ فَضْلُ الله يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ . 

573: Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Muhacirlerin fakirleri bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e gelerek: Varlık sahibi müslümanlar cennetin yüksek derecelerini ve ebedi nimetlerini kazandılar gittiler, dediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): Hayrola onlar ne yaptılar ki, diye sordu. Fakir muhacirler de:

-Bizim kıldığımız gibi onlar da namaz kılıyorlar, bizim gibi oruç tutuyorlar üstelik onlar sadaka veriyorlar, biz veremiyoruz, onlar köleleri hürriyetlerine kavuşturuyorlar biz bunu da yapamıyoruz, dediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onlara:

“Size bir şey öğreteyim ki bu sayede sizden önde gidenlere yetişirsiniz hatta ileride geçersiniz. Sizden sonra sizin yaptıklarınız gibi yapmadıkça kimse sizden üstün olamaz”, buyurdu. Onlar da: Evet söyle Ya Rasulallah, dediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’de şöyle buyurdu:

“Her farz namazın arkasında 33 sefer Sübhanellah, 33 sefer Elhamdülillah, 33 sefer Allahü ekber, dersiniz.”

Birkaç gün sonra fakir muhacirler tekrar Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)e gelerek: Zengin kardeşlerimiz de bizim yaptığımız tesbihleri duymuşlar aynısını onlar da yapıyorlar, deyince Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

“Ne yapalım. Artık bu Allah’ın bir lütfu keremidir. Allah lütfunu dilediğine verir.” (Buhari, Ezan 155, Müslim, Mesacid 142)

Kimler Çevrimiçi

104 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ehliislam by Sk