Buradasınız: AnasayfaSüneni İbni MaceHibeler Hadisleri

Hibeler Hadisleri

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

HİBELER KİTABI 2

1- Adam Çocuğuna Bir Şey Hibe Eder, Babı 2

2- Çocuğuna Bir Şey Hibe Edip Sonra Bundan Dönen Adamın Babı 3

3- Ömrâ  (Bîr Şeyî Bir Kimseye Ömrü Boyunca Vermek) Babı 4

4- Rukbâ  (Bir Adamın, Kendî Evini Bîrisine Hîbe Etmesi Ve Ona: Ben Senden Önce Ölürsem Ev Sana. Sen Benden Önce Ölürsen Ev Bana Olsun Demesi)  Babı 5

5- (Verilen) Hibeden Rücû Etmek Babı 6

6- Karşılığını Ummak Suretiyle Bir Şeyi Hibe Edenin Babı 7

7- Kocasının İzni Olmaksızın Kadının Hediye Vermesi Babı 7


HİBELER KİTABI

1- Adam Çocuğuna Bir Şey Hibe Eder, Babı

2375) Numân bin Beşîr (Radtyallâhü ankümâ)'d&n rivayet edildiği­ne göre:

Babası kendisini alıp Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'İn yanına götürerek:

(Yâ Resûlallah!) Sen şâhid ol: Ben malımdan şu kadarını (oğ­lum) Numân'a hibe ettim, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  (ona:)

«(Peki)  Sen N um ân a hibe ettiğinin mislini diğer çocuklarının her birisine de hibe ettin (mi)»? buyurdu. Beşîr:

Hayır, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : «O halde bu işe benden başkasını şâhid et,» buyurdu. (Sonra) : «Çocuklarının sana itaat etmeleri hususunda eşit olmaları seni sevindirmez mi?- buyurdu. Beşîr:

Evet (sevindirir),   diye cevab verdi.   Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :

«O halde hayır (onlara hibe etmede eşitsizlik etme)» buyurdu."

2376) Numân bin Beşîr (Radıyallâkü anhümd)'âan rivayet edildi­ğine göre:

Babası kendisine bir köle hibe etti ve Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanına giderek O'nu (bu'işe) şâhid etmek iste­di Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (Nu-mân'ın babasına) :

«Sen her çocuğuna bunun mislini hibe ettin (mi)?» buyurdu. Ba­bası : Hayır, deyince Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : -O halde köleyi geri al,» buyurdu."[2][2]

2- Çocuğuna Bir Şey Hibe Edip Sonra Bundan Dönen Adamın Babı

Hâl Tercemesi

Numân (R.A.)'ın h&I tercemesi 112 nolu hadis bölümünde geçti. Bunun ba­bası Beşlr bin Sa'd bin Sulebe (R.A.) Ens&rtn Hazreç kabilesinden olup Akabe görüşmesinde bulunan ve Bedir, Uhud, Hendek ve diğer savaşlara katılan sahâbl-lerdendir. Hicretin 13. yılı AynÜ't-Temr'de sehld edilmiştir. (Hülasa: 90)

2377) (Abdullah) bin Abbâs ve (Abdullah) bin Ömer (RadtyaUâhü ankümâyden rivayet edildiğine göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

«Adamın bir şeyi hibe edip sonra bundan dönmesi helal değildir. Ancak çocuğuna bir şey hibe eden baba bu hükmün dışındadır. (Yâ­ni hibesini geri alabilir.)»"

2378) Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-Âs) (Ra-dtyallâhü anhüm)'den rivayet edildiğine göre; Peygamber (Saüaüakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :

«Her hangi biriniz hibesinden rücu' etmesin, çocuğundan (hibe­sini istirdad eden) baba bu hükmün dışındadır."[4][4]

3- Ömrâ  (Bîr Şeyî Bir Kimseye Ömrü Boyunca Vermek) Babı

Bu bâbtaki hadîslerin tercemesine geçmeden önce Ömrâ keli­mesi ve işlemi hakkında özlü bilgi vermek uygun olur. Avnü'1-Ma-bûd yazarı şöyle der:

"Ömrâ kelimesi ömür kelimesinden alınmadır. Ömür de bilindi­ği gibi hayat demektir. Câhiliyet döneminde adam evini arzuladığı kimseye verir ve ona: Bu evi sana ömrün boyunca helâl kıldım, der­di. O dönemde böyle bir âdet var idi. Bu işleme Ömrâ adı verilmiş­tir. Ömrâ işleminin aslı ve sözlük mânâsı budur. Şer-i Şerifte ise cumhura göre anılan şekilde verilen evin mülkiyetini alıcıya geçmiş olur ve ölümünden sonra mülkiyet hakkı vericiye değil alıcının mi­rasçılarına intikal eder. Ancak verici, evi verirken alıcının ölümü hâlinde evin kendisine âit olacağını şart koşarsa o takdirde ev ken­disine iade edilir."

Tuhfe yazarının naklen beyânına göre en-Nihâye'de: Ömrâ ve Amrâ ismi verilen bu işlem câhiliyet devrinde revaçta idi. Adam evi­ni arzuladığı kişiye, ömrü boyunca mesken olarak kullanması için verirdi ve o kişi ölünce adam evini teslim alırdı. İslâmiyet bu işle­mi iptal eyledi ve ömür boyunca yararlanılmak üzere verilen ev ve benzeri eşyanın sürekli olarak alıcının mülkiyetine geçeceğini, ar­tık vericinin o eşyayı geri alamıyacağını ve alıcının ölümünden son­ra o eşyanın alıcının mirasçılarına intikal edeceğini bildirdi. Bu hu­susta rivayet olunan hadîsler birbirini teyid eder. Fıkıhçılar ise bu hususta ihtilâf etmişlerdir: Bâzıları bu hadislerin zahiri ile amel ede­rek : Bu şekilde yapılan işlemle, ilgili eşyanın mülkiyeti sürekli bir süratte alıcıya intikal eder, demişlerdir. Bir kısım fıkıhçılar da: Bu şekilde verilen eşya Âriye gibidir yâni eşyanın mülkiyet hakkı verici­de kalır, alıcı karşılıksız ve ücretsiz olarak geçici bir süre için o eş­yadan yararlanır alıcı ölünce eşya sahibine iade edilir, demiş ve ha­disleri tevil etmişlerdir, diye bilgi verilmiştir,

2379) Ebû Hüreyre (Radtyallâhii anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :

Ömrâfnm mal sahibinin yararına uygunluğu) yoktur. Çünkü ki­me ömrâ işlemi ile bir mal verilirse artık o mal (dâimi olarak) o kim­senindir."

Not: Bunun senedinin Buhâri ve Müslim'in şarttan Üzerine saî.ih olduğu, Zevâid'de bildirilmiştir.

2380) Câbir (bin Abdillah) (Radtyallâhii anhüntâydan rivayet edil­diğine göre kendisi :

Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyu­rurken işittim, demiştir:

«Kim Ömrâ usûlü ile bir malı bir adama ve onun nesline verirse artık (söylediği) sözü onun o maldaki hakkını kesmiş olur. Bu iti­barla o mal, ömrâ usûlü ile verilen adama ve onun neslinedir.»"

2381) Zeyd bîn Sabit (Radtyallâhii anhyden rivayet edildiğine göre : Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), ömrâ'yı alıcının  (Ölü­münden sonra) vârisine vermiştir."[6][6]

4- Rukbâ  (Bir Adamın, Kendî Evini Bîrisine Hîbe Etmesi Ve Ona: Ben Senden Önce Ölürsem Ev Sana. Sen Benden Önce Ölürsen Ev Bana Olsun Demesi)  Babı

Rukbâ: Bu kelime müraRaba'dan alınmadır. Avnü'l-Mabûd ya­zarının beyânına göre    S ü y û t î    bu kelimeyi şöyle tarif etmiştir: Rukbâ şudur : Adam birisine: Ben evimi sana hibe ettim. Eğer sen benden önce ölürsen ev bana döner ve ben senden önce ölürsem ev sanadır, der. Taraflar birbirlerinin ölümünü gözettikleri için bu işleme mürakaba'dan alma Rukbâ ismi verilmiştir.

En-Nihâye'de de bu kelime böyle tarif edildikten sonra: Fıkıh-çılar bu işlemin hükmü konusunda ihtilâf etmişlerdir. Bâzıları: Bu işlemle evin mülkiyeti sürekli olarak alıcıya geçmiş olur, demiştir. Bir kısım fıkıhçılar ise: Hayır, jnülkiyet hakkı vericide kalır, âriye gibi alıcı bundan yararlanır, demiştir, diye bilgi verilmiştir.

Tirmizi   de: Rukbâ, adamın : Bu şey öTirün boyunca sana­dır sen benden önce ölürsen bana geri geli*   demesidir, diye tarif et­miştir.

2382) (Abdullah) bin Ömer (Radtydlâhü anhümâ)'âsm rivayet edil­diğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Setlem) şöyle buyurdu, demiştir:

«Rukbâ (nin mal sahibinin yararına uygunluğu) yoktur. Çünkü kime rukbâ usûlü ile bir şey verilirse artık o şey o kimsenin haya­tında da, ölümünde de kendisine aittir.»

Râvi demiştir ki: Rukbâ, mal sahibinin: Benden ve senden han­gimiz sonra ölürse bu mal onundur, demesidir."

2383) Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümâ)'dan rivayet ediMi-ğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuydu, dwniftir:

«Ömrâ, kendisine verilen İçin (dâimi olarak) geçerlidir. (Hibe eden bundan dönüş yapamaz)« Rukbâ da kendisine verilen için (sü­rekli biçimde) geçerlidir. (Hibe eden bundan dönüş yapamaz)."[8][8]              

5- (Verilen) Hibeden Rücû Etmek Babı

2384) Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre;

Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:

«Verdiği hibeyi geri alan kişinin durumu köpeğin durumu gibi­dir. Köpek yer, nihayet doyunca kusar. Sonra kustuğuna dönüş ya­pıp onu yer.»"

Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bu hadîs Buhârî ve Müslim'de Ebû Hü­reyre (R.A.)'den başka sahabiden rivayet edilmektedir. Ebû Hüreyre"nin rivayetine âid seneddeki râviler sıka zâtlardır. Fakat bu sened munkatidir. Ahmed bin Han-bel: Hılâs bin Amr el-Hecerî, Ebû Hüreyre'den bir şey işitmemiştir, demiştir.

2385) (Abdullah)   bin  Abbâs  (Radtyallâhü  ankümâydan     rivayet edildiğine göre;    Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, de­fa «Hibesini geri alan kişi. kustuğunu yiyen gibidir.»*'

2386) (Abdullah) bin Ömer (Radtyallâhü anhümâ)'âan rivayet edil­diğine göre; Peygamber (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

«Hibesinden dönüş yapan kişi, kustuğuna dönüş yapan (yiyen) köpek gibidir.»"[10][10]

6- Karşılığını Ummak Suretiyle Bir Şeyi Hibe Edenin Babı

2387) Ebû Hüreyre (Radıyattâhü ûwA>'den rivayet edildiğine göre; ResûluIIah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:

«Karşılığı verilmedikçe adam, verdiği hibeyi geri alma hakkına

sahihtir.»"

Not:   Zevâid'de şöyle denilmiştir :  Bunun senedinde bulunan îbrâhlm bin İsmail bin Mücemmi' zayıftır.[12][12]

7- Kocasının İzni Olmaksızın Kadının Hediye Vermesi Babı

2388) Amr bin Şuayb'in dedesi (Abdullah bin Amr bin el-Âs) (Ra-dtyattâhü aKÂcûnJ'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve S ette m) irâd ettiği bir hutbede şöyle buyurdu, demiştir :

«Bir erkek bir kadınla evlenince erkeğin izni olmaksızın kadı­nın, kendi malından hediye vermesi câîz değildir,»"[14][14] bin Mâlik (Radıyallâhü <z«A)'den rivayet edildiğine göre:

Karısı Hayre (Radıyallâhü anhâ) kendi malı olan bir zinet eş­yasını Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e götürüp t Bunu sadaka olarak verdim, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kendisine :

—  -Kadının kendi malından sadaka vermesi caiz değildir. Meğer ki kocasının izni ola. Bu nedenle, sen  (kocan) Ka'b'dan izin istedin mi?» buyurdu. Hayre:

—  Evet, diye cevab verdi. Bundan sonra Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), Hayre'nin kocası Ka'b bin Mâlik'e haber gönde­rerek:

«Sen Hayre'ye kendi süs eşyasını sadaka etmesi için İzin verdin mi?» diye sordu. Ka'b (Radıyallâhü anh) :

Evet, cevâbını verdikten sonra Resulüllnh (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) anılan süs eşyasını Hayre'den kabul etti."

Not :   Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Yahya vardır. Halbuki, Ka'b'm evlâdı arasında böyle btr adası tanınmaktadır. Bu itibarla sened zayıftır.

[2][2] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/476-478

[4][4] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/479-481

[6][6] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/483-484

[8][8] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/486

[10][10] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/488-489

[12][12] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/490-491

[14][14] Hâl tercemesi 1082 nolu hadis bölümünde geçti.

[15][15] Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 6/492-494

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Çevrimiçi

27 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ehliislam by Sk