Buradasınız: AnasayfaTefsir KitaplarıRumuzül Kuran 1

Rumuzül Kuran 1

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

(Risalet-i Muhammediyye (asm) ın umumiyyeti. Ehl-i felâh ve ehl-i necât olmanın dört şartı. Resul-i Ekrem (asm)ın davetini kabul etmeyenin hükmü. Müslümanların düşürüldüğü irtidad tuzağı.  Maide Suresindeki 51-56. âyetlerin asrımıza bakan icaz vecihleri.)  
Rumûzül Kurân-1 (Bu eser iki bölümden ibarettir birinci bölüm:
Risâlet-i Muhammediyye’nin (asm) umûmiyeti hakkındadır.


                                               
                                                    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                                                     
Bu eser iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci Bölüm’de “Risâlet-i Muhammediye’nin (asm) umûmiyeti”; İkinci Bölümde ise “Mâide Sûresi’nin 5l-56.  âyet-i kerîmelerinin asrımıza bakan vücûh-i i’câzı” anlatılmaktadır. Eser baştan  sona dikkatlice tedkîk edildiğinde görüleceği üzere, bu bahisleri ele almaktaki ve  bu âyât-ı Kur’âniyeyi tefsîr etmekteki maksadımız sâdece ve sâdece marziyyât-ı  İlâhiyeyi ve Kur’ânî hakìkatlerin vech-i i’câzını beyân içindir. Yoksa ne dâhilde, ne hâriçte herhangi bir örgütün, hizbin, ırkın, kavmin, şahısların, devletlerin lehinde ve aleyhinde olmak için yazılmamıştır. Âyet-i kerimelere bakıldığında, Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın günümüzdeki dehşetli fitnelerden haber verdiği görülecektir. Beşer târihinin hiçbir devresinde bu kadar dehşetli fitneler zuhûr etmediği gibi, hiçbir târihte de mü’minler arasında bu kadar kitleler hâlinde irtidat hâdisesi vukù bulmamıştır. Bu eser, işte böylesine dehşetli bir zamanda, Kur’ân’ın mü’minleri uyandıran ve bu desîselere kapılmalarına mâni’ olan ezelî âyâtını, onları nasıl teyakkuza da’vet ettiğini göstermek maksadıyla kaleme alınmıştır. Âyet-i kerîmelere, başta İbn-i Abbâs (ra) olmak üzere eski müfessirîn-i izâmın ve Üstâd Bedîüzzaman Said Nursî Hazretlerinin verdiği ölçüler dışında ma’nâ verilmemiş ve akìde imâmlarının görüşlerinin dışına çıkılmamıştır. Şahsî fikir yoktur. Müfessirîn-i izâmdan, akîde imâmlarından ve sâir ulemâ-i İslâm’dan alınan ders, harfi harfine aksettirilmiştir. Müslümanların dehşetli zulümlere ma’rûz kaldığı ve türlü desîselerle ve plânlarla îmânlarına hücûm edildiği bir zamanda, Kur’ân-ı Mübîn’in mü’minlere ümîd ve tesellî verdiği ve zaferle müjdelediği âyet-i kerîmelerini hatırlatmayı da elzem bulduk. Şu husûsun altını çizerek belirtmek isteriz ki, dâr-ı İslâm’da ve dâhilde kalem ve ilim ile mücâhede câiz, silâh ve kılıçla cihâd ise câiz değildir. Sa’y u gayret bizden tevfîk Allahu Azîmüşşân’dandır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Çevrimiçi

55 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ehliislam by Sk