Risâle-i Nûr’da şerh ve îzâh neden bu kadar çok ehemmiyetlidir?
Risale-i Nur’da geçen hakâik ve mesâili doğru anlamak lâzımdır. Murâd-ı Üstadaneleri ne olduğu hususunda tahkîk ve tedkîk etmek elzemdir. Evet, Risale-i Nur, bu asırda Kur’an’ın manevî bir tefsiri olup O’nda öyle mesâil vardır ki; pek çok ilimde mütehassıs olmayan, bu mesâili halletmesi mümkün değildir. Bu noktada “Risale-i Nur’da şerh ve îzah mes’elesi”, ne kadar büyük bir ehemmiyet arzettiği, ehlince müsellem ve musaddaktır ve bu vazîfe, Üstad-ı Muhterem tarafından Risale-i Nur talebelerine tevdi’ edilmiştir. Şöyle ki:
“Zannederim ki, hakaik-i âliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş, başka yerlerde aramaya lüzum yok. Yalnız bazan izah ve tafsile muhtaç kalmış. Onun için vazifem bitmiş gibi bana geliyor. Sizin vazifeniz devam ediyor. Ve inşâallah vazifeniz, şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşir ve ta’lîm ile belki Yirmi Beşinci ve Otuz İkinci Mektubları te'lif ile ve Dokuzuncu Şua'ın Dokuz Makamını tekmil ile ve Risale-i Nur'u tanzim ve tertib ve tefsir ve tashih ile devam edecek.”
İşte bizler, bu maksadın tahakkuku için şerh ve îzah mes’elesini bir vazîfe telakkî edip Risale-i Nur Külliyatı’ndan anlaşılması zor olan bazı risaleleri şerh ve îzah ettik. Bahusus “Yirmi Altıncı Söz’ün Zeyl ve Hâtimesi” ile “Beşinci Mektûb” adlı eserler, Risale-i Nur’un Mesleği’ni îzah etmesi sebebiyle, bu eserlerin şerh ve îzahına daha ziyade ihtiyaç hâsıl olmuştur. Bizler de tevfîk-i İlahînin refîk olmasıyla bu eserleri şerh ve îzah ettik. Kaleme aldığımız bu eserin, rıza-i İlahi’nin celbine vesîle ve istifadeye medar olmasını, rahmet-i İlahiyeden niyaz ederiz.
Kaynak: Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hâtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi, s. 23.

