
21.SÖZ'ÜN ŞERHİ NAMAZIN EHEMMİYETİ
21.SÖZ'ÜN ŞERHİ NAMAZIN EHEMMİYETİ, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Yayıncı tanıtımı
Bu eser, iki makamdan müteşekkildir.

21.SÖZ'ÜN ŞERHİ NAMAZIN EHEMMİYETİ, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Bu eser, iki makamdan müteşekkildir.

27. Söz'ün Şerhi İctihad Risalesi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.

ARABİ MESNEVİ-İ NURİYE MEAL VE ŞERHİ ( 1 ), Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
ARABİ MESNEVİ-İ NURİYE Risâle-i Nûr’un bir nev’i çekirdeği ve fidanlığı ve çiçekdanlığı hükmünde olan ve esâsâtını ve hakâikini ve mesâilini hâvî olan bir eserdir. Bedîüzzamân Saîd Nursî Hazretleri, her biri birer risâleye mevzû olacak kıymette ve ilmî incelik ve derinlikte olan “Lem’alar, Reşhalar, Lâsiyyemalar, Katre, Hubab, Habbe, Zühre, Zerre, Şemme, Şu’le” gibi bölüm ve başlıklar halinde ve lisân-ı Arabî ile bu eserini kaleme almıştır. Mesnevî-i Nûriye, hayatın hayatı ve gayesi ve maksadı ve hedefi olan îmânı, taklîdden tahkîke, tahkîkten ilmelyakîn mertebesine, ilmelyakîn mertebesinden aynelyakîn derecesine, aynelyakîn derecesinden de hakkalyakîne îsâl eden muazzam ve muhteşem ve pek çok risâleleri tazammun eden muhît ve hârika bir eserdir Arabî Mesnevî-i Nûriye, tılsım-ı kâinatın keşşâfı, hikmet-i hilkatin dellâlı ve hakâik-i eşyanın miftâhı mesabesinde olan manevî bir hazînedir

Dokuzuncu Söz'ün Şerhi(yeni baskı), Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Ş erh ve îzáh ettiğ imiz “ Dokuzuncu Söz ” , namâz ın beş vakte hikmet-i tahsísini, beş nükte içinde öyle bir súrette îzáh ve isbât etmiştir ki; akl-ı beşer, bu isbât karşısında hayrân olur, áciz kalı r…

Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Üstâd Bedîuzzamân (ra) Hazretleri, haşr-i cismâniyye dâir “ Dokuzuncu Şuá ”ın“Mukaddime”si’ni tevfîk-ı İlâhî ile yazmış, bu eserin bir “Mukaddime” ile “Dokuz Álî Makám”dan ıbâret olduğunu beyân buyurmuş ve o makámlara da işâret etmiştir. O makámları bir kaç def‘a kaleme almaya teşebbüs etmişse de, muvaffak olamamıştır. İşte, bu eser, Üstâd Bedîuzzamân (ra) Hazretleri’nin “DokuzuncuŞuá‘” nâmındaki eserinin tekmîline bir mâsadak olmak niyyetiyle kaleme alınmış, bu husústa rahmet-i İlâhiyyeden istimdâd edilmiş, rahmet-i İlâhiyye de refîk olmuştur. Bu eser, Rûm Sûresi’nin 17-27. âyet-i kerîmeleri nin bürhânî ve i‘câzî bir tefsîridir. Üstâd Hazretleri’nin ta‘kíb ettiği bir tefsîr şeklidir.

Hatveler ile Beşinci Mektûb'un Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Âhirzamânın en büyük ve dehşetli fitnelerinin hâkim olduğu bir devirde, Kur’ân’ın bu asırda ma’nevî bir tefsîri olan Risâle-i Nûr gibi bir eseri okumak ve anlamak; ilim içinde hakíkate vâsıl olmak; enfüs ve âfâkta tecellî eden esmâ ve sıfât-ı İlâhiyyeye mazhar olmak; istikámeti muhâfaza etmek; “hakíkat” ve “Sahâbe Mesleği” olan böyle bir eser ile dîn-i mübîn-i İslâm’a hizmet etmek noktalarında bizi, bir fie-yi kalîle olduğumuz hâlde muvaffak ve muhâfaza eden Rabb’imize lâ yuad ve lâ yuhsá hamd ü senâlar olsun.

Hüve Nüktesi ve Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Hüve Nüktesi ’yle bugünkü radyo, televizyon, telsiz, telefon gibi âletler sâyesinde esmâ ve sıfat-ı İlâhiyenin tecelliyâtını husûsan irâde-i İlâhiye’nin tecellîsini hava zerrelerinin yapmış oldukları vazîfelerle maddeten isbât ve tesbît ediyor.

İkinci İşâret'in Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Şerh ve îzáhını yaptığımız “ İkinci İşaret ”, ileride meâlini vereceğimiz Nisâ Sûresi 150-152, A‘râf Sûresi 158, Âl-i Imrân Sûresi 81. âyet-i kerîmelerinden muktebestir ve bu âyet-i kerîmelerin bürhânlı bir tefsîridir.

İkinci Şuá‘ın Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Üstâd Bedîuzzamân (ra) Hazretleri, İmâm-ı Ali (ra) hakkı nda ism-i a‘zam olarak kabûl dilen “ Ferd , Hayy , Kayyûm , Hakem , Adl ve Kuddûs ” denilen alt ı ism-i şerîf i, “ Otuzuncu Lem‘a ” adl ı eserinde fevka’l-áde îzáh ederek nûrlu, hakíkatdâr, esrârlı, ma‘nidâr, feyizli, lezzetli, zevkli bir kapıyı, tevhîd hakíkatine açmıştır.

Mektûbât-ı Hulûsiyye -1, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Cenâb- ı Feyyâz-ı Mutlak, şu áleme, husúsan nev-ı beşere Resûl-i Ekrem (asm)’ı en büyük bir eser-i rahmet olarak irsâl buyurduğu gibi; o Zât-ı Ekrem (asm)’ın vârisleri olan ulemâ-i ümmeti de birer eser-i rahmet olarak ümmetinin imdâd ına göndermiştir

Mektûbât-ı Hulûsiyye-2, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Nasıl ki, bir hazîne bulunsa, o hazîneye ancak bir anahtar ile girilir ve ondan istifâde edilir. Aynen öyle de, ulûm-i dîniyye, bâ-husús ilm-i hakíkat, bir hazînedir. O hazîneye ancak ma‘nevî bir anahtar ile girilir ve o ulûm ve hakáiktan istifâde edilir. İşte, o ma‘nevî anahtar, ulemâ-i İslâm, bâ-husús ulemâ-i muhakkikínin âsâr ve beyânlarıdır. Bu zevât-ı áliyye, başta Kur’ân ve Hadîs olmak üzere ulûm-i dîniyyeyi ümmete ders vermişler, onları ma‘nen tenvîr etmişler, böylece dünyâ ve âhiret yolculuğunda onlara rehberlik ve üstâdlık vazífesini bi-hakkın îfâ etmişlerdir. Seyyid İbrâhîm Hulûsí Yahyâgil (ra) da o ulemâ-i muhakkikínden birisidir. O zât-ı nûrânînin, esrâr-ı Kur’âniyyeye, ilm-i esrâr-ı hurûfa ve esrâr-ı Hadîs’e vâkıf ve muttali‘ bir zât olduğu, ehlince müsellemdir.

Mektûbât-ı Hulûsiyye-3, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.

Münâzarât'ın Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

On Birinci Söz'ün Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi (Besmelenin esrârı), Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Bu eserde, Besmele-i Şerîfe’nin mana ve esrarını ders verilmektedir. Besmele-i Şerîfe, Resul-i Ekrem (asm)’a nazil olan ilk ayet-i kerîmedir. Bu ayet-i kerîmenin nüzûlüyle beraber Resul-i Ekrem (sav) Efendimiz, mi’rac hakîkatine mazhar olmuştur. Dolayısıyla bu kelime-i mübareke, sırr-ı mi’racı tazammun etmektedir...................

Onuncu Söz, Haşir Risâlesi'nin Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

OTUZUNCU SÖZ'ÜN ŞERHİ, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
"Ene”nin mâhiyyeti nedir? Esmânın keşfi ve tılsım-ı kâinât’ın halli neye bağlıdır? Niçin Cenâb-ı Hakk’ın sıfât ve esmâsının ma‘rifeti enâniyyete bağlıdır? Müzekkâ bir nefs kendine ve áleme nasıl bakar? Ene’yi baştan çıkarıp şirk ve dalâlet vâdîlerinde koşturan nesneler nedir? Ene nasıl baştan çıkar ve sáhibini yutar? İmâm-ı Mübin, Kitab-ı Mubin, Levh-i Mahfuz, Levh-i Mahv ve İsbat, kanunlar ve kuvveler, hakkat-i zaman, zahir-i zamân, tahavvülât-ı zerrât, tabiat nedir? Kâinâtın zahiren açık göründüğü halde hakikaten kapalı olan kapıları, ancak Kur’ân-ı Hakim’in irşadına kulak verildiği takdirde açılabilir; lâkin o Kitâb-ı Mu’ciznüma dahi tılsımdır. O kelâm-ı İlâhî’nin mühim tılsımlarını izn-i İlâhî ile Risâle-i Nur halletmiştir. İşte o anahtar eserlerden birisi de, 30.Söz'dür.

Tabîat Risâlesi'nin Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

Telvîhât-ı Tis'a Risâlesi Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

Yirmi Altıncı Söz, Kader Risâlesi'nin Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
1400 seneden beri Ümmet, 73 fırkaya ayrılmıştır. Zamân süreci içinde bu fırkalar çeşitli isimler altında şekil değiştirmiş; günümüzde ise, eski fırkalar yerine yeni fırkalar ortaya çıkmıştır. Meselâ; geçmişte ortaya çıkan Cebriyye, Mu’tezile, Mürcie, Müşebbihe gibi ba’zı firak-ı dálle yerine, bu asırda Kur’ân ve Sünnet’in ahkâmına tarafdâr olmayan yeni dalâlet fırkaları tebârüz etmiştir. Fırka-i dálle, fırka-i dálledir; sâdece şekil değiştirmiştir. Eskide başka isimle, şimdi başka bir isimle olması, işin hakíkatini değiştirmez. Bu fırkaların nazar-ı i’tibâre alınmaması lâzımdı r. Ama, “ Seninki sana, benimki bana! ” deyip teblî ğin terk edilmesi de uygun değildir. Belki, bürhânlı teblîğle bunların bâtıl efkârını ibtál edip hakkı izhâr ederek, hakta ittifâka çağırmak lâzımdı r.

Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

Yirmi Dördüncü Mektûb'un Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.

Yirmi İkinci Söz'ün Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Said Nursi adına yer alan bir eserdir.
Şu Risâle, tevhîd-i hakîkî dersini veren ve bu husûstaki delîl ve hüccetleri, akıl ve kalbin önüne serdeden; hakkı taharrî eden insanı, iknâ edip doyuran; tevhîde dâir yazılan bir şâh-eserdir.

Yirmi Sekizinci Söz'ün Şerhi, Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Cennet ve saadet-i ebediyyenin güzellik ve letaifi, şu dünyevi akıl ve havsalamızla idrak edilemez.Buna binaen şerh ve izahını kaleme aldığımız bu eserde, o yüksek ve muazzam hakikatler, ancak temsil ve misallerle akıl ve zihnimize takrib edilmiş ; mu’dal ve müşkil mes’eleler teshil edilmiş;böylece ehl-i imanın bu nev' mesail hakkındaki kuvve-i maneviyyeleri takviyye edilmiştir.

Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım), Heybil Yayınları kitapçı kaydında Muhammed Doğan adına yer alan bir eserdir.
Bu eser, merhûm Hacı Hulûsí Bey (ra)’den bize intikál eden, Üstâd Bedîuzzamân Saíd Nursî Hazretlerinin talebelerine yazdığı ba‘zı mektûbları ile Risâle-i Nûr talebelerinin Üstâd’larına ve biribirlerine yazdıkları, şimdiye kadar neşredilmeyen bir kısım mektûblarından ibârettir.